top of page

Romatoid Artritte Glütensiz Diyet: Gerekli mi, Gerçekten Faydalı mı?

Güncelleme tarihi: 25 Tem


Romatoid Artrit (RA) hastaları, eklem ağrılarını ve iltihabı azaltmak amacıyla beslenmelerinde değişiklik yapmayı sıklıkla düşünür. Son yıllarda en çok merak edilen konulardan biri de glütensiz beslenmedir. Bazı hastalar ekmek, makarna ve diğer buğday ürünlerini bıraktıklarında kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtmektedir. Ancak kişisel deneyimler, glütensiz diyetin RA hastalık aktivitesini azalttığını kanıtlamak için yeterli değildir.

Peki, bilimsel araştırmalar bu konuda ne söylüyor? Her RA hastasının glütensiz beslenmesi gerekir mi?


Glüten nedir?


Glüten; buğday, arpa ve çavdarda bulunan bir protein kompleksidir. Ekmek, makarna, börek, kek, bisküvi ve diğer birçok unlu mamulde bulunur.

Glütenle ilişkili en iyi tanımlanmış hastalık çölyak hastalığıdır. Çölyak, genetik yatkınlığı bulunan kişilerde glüten tüketiminin bağışıklık sistemini harekete geçirmesi ve ince bağırsaklarda hasara yol açmasıyla gelişen otoimmün bir hastalıktır. Bu hastalarda glüten içeren besinler; ishal, şişkinlik, karın ağrısı, halsizlik, kilo kaybı ve demir eksikliği gibi belirtilere neden olabilir. Bazı hastalarda ise bağırsak yakınmaları belirgin olmayabilir.

Çölyak hastalığında yaşam boyu sıkı glütensiz diyet uygulanması tedavinin temelidir. Buğday alerjisi ve çölyak dışı glüten veya buğday duyarlılığı ise çölyak hastalığından farklı durumlardır ve ayrı değerlendirilmelidir.


Romatoid artrit ile glüten arasında ilişki var mı?


Romatoid artrit de çölyak hastalığı gibi otoimmün bir hastalıktır. RA’da bağışıklık sistemi başta sinovyum adı verilen eklem zarını hedef alır. Kontrol altına alınmayan eklem iltihabı zaman içinde kıkırdak ve kemik hasarına, hareket kısıtlılığına ve eklem deformitelerine yol açabilir.

Ancak iki hastalığın da otoimmün olması, glütenin RA’ya neden olduğu veya RA iltihabını artırdığı anlamına gelmez.

RA hastalarında çölyak hastalığının ne sıklıkta görüldüğünü araştıran çalışmaların sonuçları tam olarak aynı değildir. Bununla birlikte, 2024 yılında yayımlanan bir sistematik derleme ve meta-analizde, biyopsiyle doğrulanmış çölyak hastalığı sıklığı RA hastalarında genel toplumla benzer bulunmuştur. Bu nedenle yalnızca RA tanısı bulunması, herhangi bir belirti veya ek risk faktörü olmadan bütün hastaların çölyak açısından taranmasını gerektirmez. (Clinical and Experimental Rheumatology)


Glütensiz diyet RA belirtilerini azaltır mı?


Mevcut bilimsel veriler, çölyak hastalığı veya doğrulanmış glüten/buğday duyarlılığı bulunmayan RA hastalarında glütensiz diyetin rutin olarak uygulanmasını desteklememektedir.

2022 yılında yayımlanan bir literatür derlemesinde, çölyak hastalığı ya da çölyak dışı glüten duyarlılığı bulunmayan yetişkin RA hastalarında glütenin diyetten çıkarılmasının belirtileri veya yaşam kalitesini anlamlı biçimde iyileştirdiğini gösteren yeterli kanıt olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu yayın yeni bir klinik deney değil, mevcut çalışmaların değerlendirildiği bir derlemedir. (PMC)


Bazı eski çalışmalarda glütensiz ve vegan diyetlerin RA belirtileri üzerinde yararlı olabileceği bildirilmiştir. Ancak bu araştırmalarda glütenin çıkarılmasının yanında hayvansal ürünlerin azaltılması, kalori alımının değişmesi, kilo kaybı ve işlenmiş gıdaların kısıtlanması gibi birçok değişiklik aynı anda yapılmıştır. Bu nedenle görülen olası yararın yalnızca glütenin bırakılmasından kaynaklandığını söylemek mümkün değildir.

Sonuç olarak:

Çölyak hastalığı veya doğrulanmış glüten/buğday duyarlılığı bulunmayan RA hastalarında, yalnızca RA’yı kontrol altına almak amacıyla glütensiz diyete başlanmasını destekleyen yeterli kanıt yoktur.

Glütensiz beslenmek zararlı olabilir mi?


Glütensiz beslenme doğru planlandığında uygulanabilir. Ancak tıbbi bir gereklilik olmadan, bilinçsiz ve uzun süreli biçimde uygulandığında bazı sorunlara yol açabilir.

Buğday ve diğer tahılların diyetten çıkarılması; lif, tam tahıl, demir, folat ve bazı B vitaminlerinin daha az alınmasına neden olabilir. Ayrıca “glütensiz” etiketi taşıyan paketli ürünler mutlaka daha sağlıklı değildir. Bazılarında lif ve protein miktarı daha düşük; şeker, tuz veya doymuş yağ miktarı ise daha yüksek olabilir.

Glütensiz ürünlerin daha pahalı olması, dışarıda yemek yemeyi zorlaştırması ve sosyal yaşamı kısıtlaması da göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla glütensiz diyet, yalnızca popüler olduğu veya “iltihap giderici” olduğu düşünüldüğü için uygulanmamalıdır.


Çölyak hastalığı ne zaman araştırılmalıdır?


RA hastasında uzun süren ishal veya karın şişkinliği, açıklanamayan demir eksikliği anemisi, istemsiz kilo kaybı, besin eksiklikleri, erken osteoporoz ya da ailede çölyak hastalığı bulunması gibi durumlarda çölyak açısından değerlendirme düşünülebilir.

Önemli bir nokta şudur:

Çölyak hastalığından şüpheleniliyorsa, testler yapılmadan önce glüten kesilmemelidir.

Glütensiz diyete önceden başlanması çölyak antikorlarının azalmasına ve kan testlerinin yalancı negatif çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle çölyak araştırması, hasta henüz glüten tüketirken yapılmalıdır. Tanı süreci tamamlanmadan glütensiz diyete başlanmaması önerilmektedir. (Nice)


“Glüten yediğimde ağrılarım artıyor” diyen hasta ne yapmalı?


Bazı hastalar glüten içeren besinlerden sonra şişkinlik, halsizlik, ağrı veya genel bir rahatsızlık hissettiklerini açık biçimde gözlemleyebilir. Bu deneyim göz ardı edilmemelidir; ancak belirtilerin nedeninin mutlaka glüten olduğu da varsayılmamalıdır.

Öncelikle çölyak hastalığı ve gerektiğinde buğday alerjisi araştırılmalıdır. Bu değerlendirmeler tamamlandıktan sonra hasta glütensiz beslenmeyi denemekte ısrarlıysa, hekim ve diyetisyen gözetiminde planlı bir deneme yapılabilir. Bu süreçte belirtilerin kaydedilmesi ve daha sonra kontrollü biçimde glütenli besinlerin yeniden denenmesi, gerçekten tekrarlanabilir bir ilişki bulunup bulunmadığını anlamaya yardımcı olabilir.

Glütenin bırakılması sırasında ekmek, bulgur ve diğer tahılların yerine yalnızca işlenmiş glütensiz ürünlerin konması doğru değildir. Lif, vitamin, mineral ve protein gereksinimlerinin karşılandığından emin olunmalıdır.


Romatoid artritte hangi beslenme biçimi daha çok destekleniyor?


Amerikan Romatoloji Kolejinin RA’da egzersiz, rehabilitasyon ve beslenmeye ilişkin kılavuzunda, hastalığı modifiye edici ilaç tedavisine ek olarak Akdeniz tipi beslenme koşullu biçimde önerilmektedir. Kılavuz; glütensiz, vegan, ketojenik, paleo ve eliminasyon diyetleri dâhil olmak üzere Akdeniz diyeti dışındaki tanımlanmış diyetlerin RA üzerindeki klinik yararının tutarlı biçimde gösterilemediğini belirtmektedir.

Akdeniz tipi beslenme; sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, zeytinyağı, kuruyemiş ve balıktan zengin; işlenmiş gıda, rafine karbonhidrat, aşırı tuz, ilave şeker ve doymuş yağdan daha fakir bir beslenme modelidir.

Bu beslenme biçimi RA’yı tek başına tedavi etmez. Ancak sağlıklı kilonun korunmasına, kalp-damar riskinin azaltılmasına ve genel sağlık durumunun desteklenmesine katkıda bulunabilir. ACR kılavuzu da beslenme ve diğer tamamlayıcı yaklaşımların hastalığı kontrol eden ilaçların yerine değil, onlarla birlikte uygulanması gerektiğini özellikle vurgulamaktadır. (Contentstack)


Sonuç: Her RA hastası glütensiz beslenmeli mi?


Hayır. Çölyak hastalığı veya doğrulanmış glüten/buğday duyarlılığı bulunmayan RA hastalarında rutin glütensiz diyet önerilmez. Glütensiz beslenmenin RA hastalık aktivitesini azalttığını, eklem hasarını önlediğini veya ilaç gereksinimini ortadan kaldırdığını gösteren yeterli bilimsel kanıt yoktur.

Çölyak hastalığı bulunan kişilerde ise glütensiz diyet zorunludur. Glütenli besinlerle yakınmalarının arttığını düşünen hastalar, glüteni kendi başlarına kesmeden önce çölyak açısından değerlendirilmelidir.

RA’da en akılcı beslenme yaklaşımı; kişinin ek hastalıkları, vücut ağırlığı, besin gereksinimleri ve bireysel toleransı dikkate alınarak hazırlanan dengeli bir beslenme planıdır. Mevcut veriler, genel olarak Akdeniz tipi beslenmeyi desteklemektedir.

Diyet değişiklikleri, romatoid artriti kontrol altında tutan ilaç tedavisinin alternatifi değildir.


Referanslar


  1. Philippou E, Nikiphorou E. Gluten or no gluten for rheumatic diseases? Joint Bone Spine. 2022;89(6):105453.

  2. Nikiphorou E, Philippou E. Nutrition and its role in prevention and management of rheumatoid arthritis. Autoimmunity Reviews. 2023;22(7):103333.

  3. Lidón AC, Patricia ML, Vinesh D, Marta MS. Evaluation of gluten exclusion for the improvement of rheumatoid arthritis in adults. Nutrients. 2022;14(24):5396.

  4. England BR, Smith BJ, Baker NA, et al. 2022 American College of Rheumatology guideline for exercise, rehabilitation, diet, and additional integrative interventions for rheumatoid arthritis. Arthritis & Rheumatology.2023;75:1299–1311.

  5. Forss A, Sotoodeh A, van Vollenhoven RF, Ludvigsson JF. Prevalence of coeliac disease in patients with rheumatoid arthritis and juvenile idiopathic arthritis: a systematic review and meta-analysis. Clinical and Experimental Rheumatology. 2024;42:608–618.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Yalı, 6523 Sokak Park Yasam Ticaret Merkezi

32/A Kat:3 D:316  Karşıyaka İZMİR

© 2026 Prof. Dr. Nurullah Akkoç

bottom of page