Sjögren Hastalığı
Nedir, Belirtileri ve Tedavisi — Hasta Bilgilendirme Rehberi
Sjögren Hastalığı Nedir?
Sjögren hastalığı, gözlerde ve ağızda kuruluk başta olmak üzere çeşitli belirtilere yol açan, uzun süreli (kronik) bir otoimmün hastalıktır. Otoimmün hastalıklarda vücudun mikroplarla savaşan bağışıklık sistemi, yanlışlıkla kendi sağlıklı dokularına saldırır. Sjögren hastalığında bağışıklık sistemi, gözleri, ağzı ve vücudun diğer bölgelerini nemli tutan salgı bezlerini hedef alır; bu bezlerin işlevi bozulduğunda en sık görülen belirtiler olan göz ve ağız kuruluğu ortaya çıkar.
Bu hastalık uzun yıllar “Sjögren sendromu” olarak biliniyordu; ancak günümüzde doğru adlandırma “Sjögren hastalığı”dır. Hastalık tek başına görülebileceği gibi, lupus (SLE), romatoid artrit veya skleroderma gibi başka bir otoimmün hastalıkla birlikte de bulunabilir.
Önemli bir noktayı bilmek gerekir: Sjögren hastalığı yalnızca göz ve ağız kuruluğundan ibaret değildir; deri, eklemler, kaslar, kan, akciğer, böbrek ve sinirler gibi vücudun başka bölgelerini de etkileyebilir. Bu nedenle tanı ve takip, deneyimli bir romatoloji uzmanının yönetiminde yapılmalıdır.
Kuruluk Her Zaman Sjögren Anlamına Gelmez
Göz ve ağız kuruluğu, sağlıklı kişilerde de sık görülebilir ve birçok ilacın yan etkisi olabilir. Sjögren hastalığında kuruluk genellikle her gün ve en az üç ay boyunca süreklidir; kişi yapay gözyaşı kullanmak ya da kuru yiyecekleri yutabilmek için sık sık su içmek zorunda kalır. Hem göz hem ağız kuruluğunun birlikte ve sürekli olması, bu hastalığı özellikle düşündürür. Yine de kesin tanı için değerlendirme gerekir.
Belirtileri Nelerdir?
En sık görülen belirtiler göz ve ağız kuruluğudur. Göz kuruluğuna bağlı şikâyetler şunlar olabilir:
-
Gözlerde kuruluk veya yanma hissi
-
Gözde kum kaçmış gibi batma hissi
-
Gözlerde kızarıklık veya sulanma
-
Bulanık görme
Ağız kuruluğu olan kişilerde ise şunlar görülebilir: geceleri ağız çok kuruduğu için su içmek üzere uyanmak, kuru yiyecekleri yutabilmek için sıvıya ihtiyaç duymak ve diş çürüğü ile ağız enfeksiyonlarına (örneğin mantar enfeksiyonu) daha yatkın olmak.
Sjögren hastalığı vücudun diğer bölgelerini de etkileyebilir. Bu durumda görülebilecek belirtiler şunlardır:
-
Kuru, kaşıntılı cilt
-
Eklem veya kas ağrısı
-
İdrarla ilgili sorunlar (ağrı, sık idrara çıkma, gece sık kalkma, ani sıkışma hissi)
-
Yorgunluk
-
Vajinal kuruluk (cinsel ilişkiyi ağrılı hale getirebilir)
Bazı kişilerde ayrıca sinir, akciğer, kan ve böbrek tutulumu gibi “sistemik” belirtiler görülebilir; bunlar hastaların daha küçük bir bölümünü etkiler ve düzenli takiple izlenmesi gereken durumlardır.
Tanı Nasıl Konur?
Göz veya ağız kuruluğu olan herkeste Sjögren hastalığı yoktur. Belirtilerinizin nedenini anlamak için hekiminiz önce şikâyetlerinizi dinler ve muayene yapar. Ardından gerekirse şu testler istenebilir:
-
Göz testleri: Gözlerinizin yeterli gözyaşı üretip üretmediğini ve kuruluğa bağlı hasar olup olmadığını değerlendirir. Bu testleri çoğunlukla bir göz hastalıkları uzmanı (oftalmolog) yapar.
-
Kan ve idrar testleri: Sjögren hastalarında sık görülen otoimmün belirteçleri (örneğin ANA, Ro/SSA ve La/SSB antikorları) ve belirtilere yol açabilecek diğer durumları araştırır.
-
Tükürük bezi testleri ve ultrason: Ağızdaki tükürük üretimini ölçen testler ve tükürük bezlerini görüntüleyen ultrason yapılabilir.
-
Dudak biyopsisi: Özellikle antikor testleri negatifse, alt dudağın iç kısmından çok küçük tükürük bezleri alınıp mikroskopta incelenebilir. Bu işlem ağız kuruluğunu artırmaz.
Tanı; şikâyetler, göz/ağız kuruluğunun nesnel testlerle gösterilmesi ve altta yatan bir otoimmün sürecin kanıtları bir arada değerlendirilerek konur.
Nasıl Tedavi Edilir?
Sjögren hastalığının kesin bir tedavisi (tam şifası) henüz yoktur; ancak belirtileri rahatlatan ve yaşam kalitesini belirgin biçimde artıran birçok tedavi vardır. Tedavi; kuruluk belirtilerini gidermeye, bunlara bağlı sorunları (diş çürüğü, ağız enfeksiyonu gibi) önlemeye ve varsa diğer belirtileri kontrol etmeye yöneliktir.
Göz Kuruluğu Tedavisi
-
Yapay gözyaşı ve göz jelleri/merhemleri: Çoğu hasta için temel tedavidir. Çok sık (günde dört veya daha fazla) kullanılıyorsa, koruyucu madde içermeyen ürünler tercih edilir. Gece için göz merhemleri kullanılabilir.
-
İlaçlı göz damlaları: Siklosporin veya lifitegrast gibi, gözdeki iltihabı baskılayan reçeteli damlalar uygun hastalarda kullanılabilir.
-
Punktal oklüzyon: Göz hastalıkları uzmanının, gözyaşının aktığı küçük kanallara minik tıkaçlar yerleştirdiği basit bir işlemdir; gözyaşının gözde daha uzun süre kalmasını sağlar.
Ağız Kuruluğu Tedavisi
-
Tükürük yerine geçen ürünler: Sprey ve pastiller ağız kuruluğunu hafifletebilir. Gün boyu küçük yudumlarla su içmek (gerekirse yutmadan, ağızda gezdirip tükürerek) basit ama etkili bir yöntemdir.
-
Tükürük uyarıcı ilaçlar: Yeterli yanıt alınamayan kişilerde, tükürük üretimini artıran ağızdan ilaçlar (pilokarpin veya sevimelin gibi) kullanılabilir.
Diğer Tedaviler
-
Eklem ağrısı için: İbuprofen, naproksen gibi iltihap giderici ağrı kesiciler (NSAİİ) kullanılabilir.
-
Yorgunluk ve sistemik belirtiler için: Belirgin yorgunluk, yaygın ağrı veya eklem şikâyetleri olan hastalarda hidroksiklorokin denenebilir. Gerektiğinde kısa süreli düşük doz kortizon kullanılabilir.
Ağır organ tutulumu için: Damar iltihabı (vaskülit) gibi ciddi sistemik tutulumlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar deneyimli hekim kontrolünde kullanılabilir
Diş Sağlığına Özellikle Dikkat
Ağız kuruluğu, diş çürüğü ve ağız enfeksiyonu riskini artırır. Bu nedenle her öğünden sonra diş fırçalamak, diş ipi kullanmak ve düzenli diş hekimi kontrolü çok önemlidir. Florürlü diş macunu, ksilitol içeren ürünler ve gerektiğinde diş hekiminin önereceği florür uygulamaları çürükleri önlemeye yardımcı olur. En az altı ayda bir diş hekimine gitmeniz önerilir.
Kendiniz İçin Neler Yapabilirsiniz?
İlaç tedavisinin yanında, günlük yaşamınızda alacağınız basit önlemler belirtileri belirgin biçimde hafifletebilir:
-
Ağız kuruluğu için: Su yudumlayın, şekersiz sakız çiğneyin veya şekersiz şeker emin. Çok su içmek istemiyorsanız ağzınızı suyla çalkalayıp tükürebilirsiniz.
-
Cilt ve dudaklar için: Kuru dudaklara nemlendirici balsam, kuru cilde nemlendirici krem uygulayın.
-
Ortam nemini koruyun: Aşırı klima ve kalorifer kullanımından kaçının. Yatak odanızda ve çok vakit geçirdiğiniz yerlerde nemlendirici (humidifier) kullanın.
-
Gözleri koruyun: Hekiminiz önerirse, gözlüğünüze takılan ve gözü nemli tutmaya yardımcı olan “nem hazneleri” kullanabilirsiniz.
-
Diş bakımını ihmal etmeyin: Her öğünden sonra diş fırçalayın, diş ipi kullanın ve hekiminizin önerdiği sıklıkta diş hekimine gidin.
Gebelik Düşünüyorsanız
Sjögren hastalığı olan kadınlarda gebelik sonuçları genellikle sağlıklı kadınlarınkine benzerdir. Ancak kanında Ro/SSA antikoru taşıyan kadınlarda, bebekte “yenidoğan lupusu” adı verilen bir durumun görülme olasılığı küçük bir oranda artar; bunun en ciddi şekli bebekte kalp ritmiyle ilgili bir sorundur. Bu durum gebelik sırasında izlemle erken yakalanabildiği için, bu antikoru taşıyan kadınların gebelikte uygun bir merkez ve uzman tarafından takip edilmesi önerilir. Gebelik planlıyorsanız, mutlaka önceden romatoloji uzmanınıza danışın.
Erken Tanı ve Düzenli Takibin Önemi
Sjögren hastalığı, doğru tanı konup düzenli takip edildiğinde belirtileri büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavinin amacı kuruluğu rahatlatmak, buna bağlı diş ve göz sorunlarını önlemek ve varsa sistemik tutulumları erken yakalamaktır. Sürekli göz ve ağız kuruluğu, açıklanamayan yorgunluk veya eklem ağrısı yaşıyorsanız bir romatoloji uzmanına başvurmaktan çekinmeyin. Erken tanı ve düzenli takip, hem şikâyetleri hafifletmenin hem de olası komplikasyonları önlemenin en iyi yoludur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel muayene yerine geçmez. Şikâyetlerinizin değerlendirilmesi ve size uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi için randevu alarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.
