NSAİİ Ağrı Kesicilerin Güvenli Kullanımı: Kapsamlı Rehber
- Nurullah Akkoç
- 19 Oca 2020
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 Ağu
Güncelleme tarihi: 1 Ağustos 2026
NSAİİ olarak bilinen iltihap giderici ağrı kesiciler mideyi, böbrekleri, tansiyonu ve kalbi nasıl etkiler? Kimler dikkatli olmalı ve uzun süreli kullanımda hangi kontroller yapılmalıdır?
Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar, kısaca NSAİİ'ler, romatizmal hastalıklarda ağrı, tutukluk ve iltihabı azaltmak için en sık kullanılan ilaçlar arasındadır. İbuprofen, naproksen, diklofenak, etodolak, flurbiprofen, indometazin, meloksikam ve selekoksib bu gruptaki ilaçlardan bazılarıdır.
NSAİİ'ler etkili ilaçlardır; ancak her ilaç gibi gelişigüzel kullanılmaları doğru değildir. NSAİİ ağrı kesicilerin güvenli kullanımı için yalnızca ilacın adına değil; hastanın yaşı, tansiyonu, kalp-damar ve böbrek sağlığı, mide öyküsü, kullandığı diğer ilaçlar, doz ve kullanım süresine birlikte bakmak gerekir.
Önemli olan NSAİİ'lerden gereksiz yere korkmak veya bu ilaçları tamamen zararsız kabul etmek değil; doğru hastada doğru ilacı, uygun dozda ve gerekli kontrollerle kullanmaktır.
Bu rehber, NSAİİ güvenliğinin genel çerçevesini sunar. NSAİİ'lerin kalp-damar riskini iki ayrı yazıda ayrıntılı ele aldık: farklı ağrı kesicilerin (selekoksib, naproksen, ibuprofen) karşılaştırması ve diklofenağa (Voltaren) özel değerlendirme. İlgili bölümlerde bu yazılara yönlendireceğiz. |
NSAİİ'ler nasıl etki eder?
NSAİİ'ler, siklooksijenaz olarak adlandırılan COX-1 ve COX-2 enzimlerini baskılayarak prostaglandin üretimini azaltır. Prostaglandinler ağrı ve iltihabın ortaya çıkmasında rol oynar; ancak aynı zamanda mide duvarının korunmasına, böbrek kan akımının sürdürülmesine ve damar dengesinin düzenlenmesine de katkıda bulunur.
Bu nedenle prostaglandinlerin baskılanması ağrı ve iltihabı azaltırken bazı kişilerde mide-bağırsak, böbrek, tansiyon ve kalp-damar sorunlarına yol açabilir.
En etkili veya en güvenli NSAİİ hangisidir?
Eşdeğer antiinflamatuvar dozlarda farklı NSAİİ'lerin toplum genelindeki etkinlikleri birbirine yakındır. Bununla birlikte hastalar arasında belirgin bireysel farklılıklar vardır. Bir kişide çok iyi sonuç veren bir ilaç, başka bir kişide yeterince etkili olmayabilir veya daha fazla yan etkiye neden olabilir.
Bu nedenle herkes için geçerli tek bir “en iyi” veya “en güvenli” NSAİİ yoktur. İlaç seçimi hastanın kalp-damar riski, böbrek fonksiyonları, tansiyonu, mide ve ülser öyküsü, yaşı, kullandığı diğer ilaçlar ve önceki NSAİİ yanıtı dikkate alınarak yapılmalıdır.
Ayrıca eşdeğer dozlarda NSAİİ'lerin ortalama etkinlikleri benzer olsa da, hastaların bireysel yanıtları farklı olabilir. Bir NSAİİ yeterli dozda yaklaşık iki hafta kullanıldığı hâlde etkili olmazsa, aynı anda iki ilaç kullanmak yerine farklı bir NSAİİ denenebilir. Aynı anda iki farklı NSAİİ kullanılması önerilmez.

NSAİİ'ler uzun süre kullanınca böbreklere mutlaka zarar verir mi?
Hayır. NSAİİ kullanan herkesin böbreği zarar görmez.
Böbrek fonksiyonları normal, yeterli sıvı alan ve ek risk faktörü bulunmayan kişilerde kısa süreli NSAİİ kullanımına bağlı ciddi böbrek hasarının mutlak riski genellikle düşüktür. Bu, ilacın tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez; ancak “birkaç tablet kullanmak böbrekleri mutlaka bozar” düşüncesi de doğru değildir.
NSAİİ'lerin böbrek üzerindeki en önemli etkisi, böbrek damarlarını genişleten prostaglandinlerin üretimini azaltmasıdır. Sağlıklı ve yeterince sıvı almış bir kişide böbrek kan akımı çoğu zaman bu mekanizmaya bağımlı değildir. Buna karşılık böbreğe ulaşan kan akımının azaldığı durumlarda prostaglandinler koruyucu hâle gelir; NSAİİ kullanılması bu koruyucu mekanizmayı ortadan kaldırarak kreatinin yükselmesine ve akut böbrek hasarına neden olabilir.
Böbrek riskini artıran durumlar nelerdir?
NSAİİ'ye bağlı böbrek sorunu riski özellikle şu durumlarda artar:
● Önceden var olan kronik böbrek hastalığı
● İleri yaş
● Kalp yetmezliği
● Karaciğer sirozu
● Nefrotik sendrom
● Kusma veya ishal
● Ateşli hastalık ve yetersiz sıvı alımı
● Yoğun terleme veya sıcak havada susuz kalma
● Diüretik (idrar söktürücü) kullanımı
● ACE inhibitörü veya anjiyotensin reseptör blokeri (ARB) kullanımı
● Birden fazla NSAİİ'nin birlikte kullanılması
● Yüksek doz ve uzun süreli kullanım
Özellikle NSAİİ + ACE inhibitörü veya ARB + diüretik birlikteliği böbrek kan akımını belirgin şekilde azaltabilir. Bu kombinasyon bazen “üçlü risk” olarak adlandırılır.
Kusma, ishal, yüksek ateş veya belirgin sıvı kaybı gelişen bir hastanın NSAİİ kullanımını sürdürüp sürdürmeyeceğini doktoruna danışması gerekir. Böbrek açısından riskli dönemler çoğu zaman ilacın kendisinden çok, ilacın susuzluk ve diğer risk faktörleriyle birleştiği dönemlerdir.
Uzun süreli kullanım böbrekler için daha mı risklidir?
Günlük ve uzun süreli kullanım, kişinin NSAİİ'ye maruz kaldığı toplam süreyi artırdığı için böbrek, tansiyon, mide ve kalp-damar yan etkileri açısından daha yakın takip gerektirir.
Ancak akut böbrek hasarı yalnızca aylar veya yıllar sonra ortaya çıkmaz. Böbrek hastalığı, susuzluk, kalp yetmezliği veya riskli ilaç kombinasyonu bulunan kişilerde tedavinin ilk günlerinde de gelişebilir. Dolayısıyla güvenli yaklaşım “kısa kullanımda hiç risk yoktur, uzun kullanımda mutlaka böbrek hasarı olur” şeklinde değildir. Doğru mesaj şudur: risk; hastanın özelliklerine, eşlik eden hastalıklara, sıvı durumuna, kullanılan diğer ilaçlara, NSAİİ dozuna ve kullanım süresine bağlıdır.
Kronik inflamatuar artrit (AS, RA, PsA) hastaları NSAİİ'leri uzun süre kullanabilir mi?
NSAİİ'ler; ankilozan spondilit ve diğer kronik inflamatuar artritlerde (romatoid artrit, psöriyatik artrit) ağrı ve tutukluğun kontrolünde ilk tercih ilaçlardır. Güncel ASAS-EULAR önerileri, NSAİİ'ye iyi yanıt veren hastalarda belirtileri kontrol etmek için gerekiyorsa düzenli kullanımın tercih edilebileceğini belirtir; karar verilirken yararlar ve olası riskler birlikte değerlendirilir. Bu nedenle böbrek fonksiyonları normal, tansiyonu kontrol altında ve başka önemli risk faktörü bulunmayan bir hastanın, yalnızca “böbreklerim zarar görür” korkusuyla etkili olmuş tedaviyi kendiliğinden bırakması doğru değildir. Diğer taraftan, hiçbir yakınması olmayan hastaya yalnızca radyolojik ilerlemeyi önlemek amacıyla otomatik olarak sürekli NSAİİ verilmesi de uygun değildir. Kullanım süresi ve sıklığı; hastanın belirtilerine, hastalık aktivitesine, tedaviye yanıtına ve güvenlik profiline göre belirlenmelidir. Uzun süreli kullanım gerekiyorsa kan basıncı, böbrek fonksiyonları ve diğer güvenlik testleri düzenli izlenmelidir. |
NSAİİ ağrı kesicilerin güvenli kullanımı
Özellikle düzenli veya uzun süreli kullanım planlanıyorsa şu noktalar değerlendirilmelidir:
● Kan basıncı
● Kreatinin ve tahmini glomerüler filtrasyon hızı (GFR)
● Kullanılan tansiyon ve idrar söktürücü ilaçlar
● Kalp krizi, inme veya kalp yetmezliği öyküsü
● Mide ülseri veya mide-bağırsak kanaması öyküsü
● Anemi
● Karaciğer hastalığı
● Aspirin, kan sulandırıcı, kortizon veya antidepresan kullanımı
● Astım, burun polipleri veya daha önce NSAİİ ile gelişen alerjik reaksiyon
● Gebelik veya gebelik planı
Genç ve sağlıklı bir kişide birkaç günlük kullanım öncesinde her zaman geniş laboratuvar incelemesi gerekmeyebilir. Buna karşılık ileri yaşta, uzun süreli kullanım planlanan veya risk faktörü bulunan kişilerde başlangıç değerlerinin bilinmesi önemlidir.
Hekim köşesi (eşik değerler). APLAR/APAGE 2020 uzlaşısına göre; GFR <30 mL/dak/1,73 m² olan ciddi kronik böbrek hastalığında NSAİİ'den kaçınılır. GFR 30-59 aralığında, hasta ACE inhibitörü/ARB veya diüretik kullanıyorsa yine kaçınılması önerilir. İzlemde: önceden hipertansiyon yoksa NSAİİ'den 4 hafta sonra (gerekirse daha erken) kan basıncı; önceden böbrek hastalığı varsa 1 hafta sonra böbrek fonksiyonu kontrol edilir ve kullanım sürdükçe düzenli izlenir. |
Uzun süreli kullanımda hangi kontroller yapılmalıdır?
Her gün ve uzun süre NSAİİ kullanan hastalarda tam kan sayımı, kreatinin ve karaciğer enzimlerinin en az yılda bir kontrol edilmesi uygun olur. Anemi, böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlarda ve riskli ilaç kombinasyonlarında daha sık kontrol gerekebilir. Böbrek hastalığı olan veya ACE inhibitörü, ARB ya da diüretik kullanan kişilerde NSAİİ başladıktan sonra böbrek fonksiyonlarının daha erken kontrol edilmesi gerekebilir.
Ayrıca şu bulgular izlenmelidir: kan basıncında yükselme, ayaklarda şişme, kısa sürede kilo artışı, idrar miktarında azalma, nefes darlığı, yeni gelişen halsizlik veya solukluk.
NSAİİ'ler mideyi nasıl etkiler?
NSAİİ'ler mide ağrısı ve hazımsızlıktan ülser ve mide-bağırsak kanamasına kadar değişen sorunlara yol açabilir. Risk şu kişilerde daha yüksektir: daha önce ülser veya mide-bağırsak kanaması geçirenler, yaklaşık 60-65 yaş üzeri, yüksek doz veya uzun süre kullananlar, kortizon kullananlar, aspirin veya başka antitrombosit ilaç kullananlar, antikoagülan kullananlar, bazı antidepresanları kullananlar ve aynı anda birden fazla NSAİİ alanlar.
Mide açısından riskli hastalarda proton pompa inhibitörü (mide koruyucu) kullanılabilir. Bazı hastalarda selekoksib gibi COX-2 seçici bir NSAİİ tercih edilebilir. COX-2 seçici ilaçlar mide ve onikiparmak bağırsağıyla ilgili ciddi olayları azaltabilir; ancak bu avantaj böbrek veya kalp-damar risklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aynı şekilde mide koruyucu kullanmak da NSAİİ'nin böbrek, tansiyon ve kalp üzerindeki etkilerini önlemez.
Kalp, tansiyon ve ödem açısından risk var mı?
NSAİİ'ler bazı hastalarda kan basıncını yükseltebilir, tansiyon ilaçlarının etkisini azaltabilir, vücutta tuz ve su tutulmasına yol açabilir, ayaklarda ödem oluşturabilir, kalp yetmezliğini kötüleştirebilir ve kalp krizi veya inme riskini artırabilir.
Risk; kullanılan ilaca ve doza ek olarak kişinin başlangıçtaki kalp-damar riskine bağlıdır. Daha önce kalp krizi veya inme geçiren, periferik damar hastalığı veya kalp yetmezliği bulunan kişilerde NSAİİ kullanımı mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.
Diklofenak, kalp-damar güvenliği açısından özel dikkat gerektiren ilaçlardan biridir. Selekoksib, naproksen ve ibuprofen arasında da mide, böbrek ve tansiyon etkileri bakımından farklılıklar bulunabilir. Bu konular sitedeki “Diklofenak (Voltaren) Kalp İçin Riskli mi?” ve “Selekoksib, Naproksen ve İbuprofen: Hangisi Daha Güvenli?” başlıklı yazılarda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Aynı anda iki ağrı kesici kullanılabilir mi?
Aynı anda iki farklı NSAİİ kullanmak çoğunlukla daha güçlü bir ağrı kontrolü sağlamaz; buna karşılık mide, böbrek, tansiyon ve kanama riskini artırabilir. Örneğin şu tür kombinasyonlardan kaçınılmalıdır: ibuprofen + naproksen, diklofenak + etodolak, naproksen + selekoksib, diklofenak tablet + başka bir oral NSAİİ.
Topikal jel ile ağızdan NSAİİ'nin birlikte kullanılması da toplam maruziyeti artırabilir; doktor tarafından özellikle önerilmedikçe rutin olarak birlikte kullanılmamalıdır. Hastaların, farklı ticari isimlerle satılan iki ilacın aynı etken maddeyi içerebileceğini de unutmaması gerekir.
NSAİİ'ler diğer ilaçlarla etkileşir mi?
Özellikle şu ilaçları kullanan kişiler NSAİİ başlamadan önce doktoruna bilgi vermelidir: aspirin; klopidogrel ve diğer antitrombosit ilaçlar; varfarin, apiksaban, rivaroksaban ve diğer kan sulandırıcılar; kortizon; ACE inhibitörleri ve ARB'ler; diüretikler; lityum; siklosporin veya takrolimus; bazı antidepresanlar; metotreksat.
Romatizmal hastalıklarda kullanılan düşük doz metotreksat ile NSAİİ'ler çoğu hastada standart laboratuvar izlemi altında birlikte kullanılabilir. Bu durum, kanser tedavisinde kullanılan yüksek doz metotreksattan farklıdır.
Jel ve krem şeklindeki NSAİİ'ler daha mı güvenlidir?
Cilde sürülen NSAİİ'lerin kana geçişi, tablet veya enjeksiyon formlarına göre genellikle çok daha düşüktür. Bu nedenle diz veya el osteoartriti gibi sınırlı bir bölgedeki yüzeyel ağrılarda, özellikle sistemik yan etki riski bulunan hastalarda uygun bir seçenek olabilir. Topikal diklofenak, diz osteoartritinde özellikle ilk haftalarda bazı oral NSAİİ'lere yakın ağrı kontrolü sağlayabilir ve daha az sistemik yan etkiye neden olabilir. Bununla birlikte geniş bölgelere, yüksek miktarda veya uzun süre uygulanması emilimi artırabilir; topikal ürünler de tamamen risksiz değildir. |
Gebelikte NSAİİ kullanılabilir mi?
Gebelikte ağrı kesici gerektiğinde genel olarak ilk tercih parasetamoldür. NSAİİ'ler gebelikte gelişigüzel kullanılmamalıdır. Özellikle 20. haftadan sonra NSAİİ'ler fetüsün böbrek fonksiyonlarını etkileyerek amniyon sıvısında azalmaya neden olabilir; ileri haftalarda ise duktus arteriozus adı verilen fetal damarın erken daralması önemli bir risktir. Risk, kullanım süresi uzadıkça ve gebelik ilerledikçe artar.
Bu nedenle 20-28. haftalar arasında zorunluysa en düşük doz ve mümkün olan en kısa süre; 28. haftadan sonra ise genellikle hiç kullanılmamalıdır. Gebelikte NSAİİ kullanımı mutlaka hekimle değerlendirilmelidir. Doktor tarafından belirli amaçlarla verilen düşük doz aspirin, bu genel uyarıdan ayrı değerlendirilen bir tedavidir.
Hangi belirtilerde ilaç bırakılıp doktora başvurulmalıdır?
Aşağıdaki belirtiler gelişirse ilacı bırakıp tıbbi değerlendirme yaptırın: siyah dışkılama veya dışkıda kan; kanlı ya da kahve telvesi görünümünde kusma; şiddetli veya geçmeyen mide ağrısı; idrar miktarında belirgin azalma; ayaklarda hızla gelişen şişlik; ani kilo artışı; nefes darlığı veya göğüs ağrısı; yüzde, dudakta veya dilde şişme; yaygın döküntü veya kabarcıklar; sarılık; belirgin tansiyon yükselmesi. |
Sonuç
NSAİİ'ler etkili ve doğru kullanıldığında çoğu hasta için yararlı ilaçlardır. Böbrek fonksiyonları normal ve ek risk faktörü bulunmayan kişilerde ciddi böbrek hasarı sık görülen bir sonuç değildir; ancak risk sıfır değildir. Susuzluk, kronik böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, ileri yaş, yüksek doz, uzun süreli kullanım ve bazı ilaç kombinasyonları riski artırır. Özellikle ankilozan spondilit gibi NSAİİ'lerin tedavide önemli yer tuttuğu hastalıklarda, böbrek korkusuyla gerekli ilacı kendiliğinden bırakmak doğru değildir. Aynı şekilde bu ilaçları kontrolsüz ve sınırsız kullanmak da güvenli değildir. En doğru yaklaşım: gerektiğinde kullanmak, hastaya uygun ilacı seçmek, mümkün olan en düşük etkili dozu tercih etmek; gereksiz yere uzatmadan, ancak tedavi ihtiyacı devam ettiği sürece hekim kontrolünde kullanmak ve uzun süreli kullanımda gerekli kontrolleri yaptırmaktır. |
Kaynaklar
1. Szeto CC, Sugano K, Wang JG, et al. Non-steroidal anti-inflammatory drug therapy in patients with hypertension, cardiovascular, renal or gastrointestinal comorbidities: joint APAGE/APLAR/APSDE/APSH/APSN/PoA recommendations. Gut. 2020;69(4):617-629.
2. Solomon DH. NSAIDs: Therapeutic use and variability of response in adults. UpToDate. 2026.
3. Solomon DH. Nonselective NSAIDs: Overview of adverse effects. UpToDate. 2026.
4. Solomon DH. Overview of COX-2 selective NSAIDs. UpToDate. 2025.
5. Rasmussen SA, Jelin AC. Use and risks of NSAIDs in pregnancy. UpToDate. 2025.
6. Ramiro S, Nikiphorou E, Sepriano A, et al. ASAS-EULAR recommendations for the management of axial spondyloarthritis: 2022 update. Ann Rheum Dis. 2023;82:19-34.



Yorumlar